top of page

Eklem Protezinde Enfeksiyon


Erken Belirtiler ve Korumak İçin Alınabilecek Önlemler

Diz veya kalça protezi yaptıran pek çok hastanın en çok endişe ettiği konulardan biri enfeksiyondur. İyi haber şu ki; uygun ameliyat tekniği, doğru antibiyotik kullanımı ve hastanın dikkat etmesi gereken bazı basit kurallarla enfeksiyon riski oldukça düşürülebilir. Yine de erken belirtileri bilmek ve zamanında harekete geçmek çok önemlidir.


 1. Protez enfeksiyonu nedir?


 Eklem protezi ameliyatında vücudunuza metal/seramik ve plastikten oluşan yapay bir eklem yerleştirilir. Normalde bu protez, vücut tarafından iyi tolere edilir ve uzun yıllar sorunsuz çalışabilir.

Ancak bazı durumlarda, yara yerinden veya kan yoluyla gelen mikroorganizmalar protezin çevresine yerleşebilir. Bu duruma protez enfeksiyonu denir.

            • Erken enfeksiyon: Genellikle ameliyattan sonraki ilk haftalar–aylar içinde ortaya çıkar.

            • Geç enfeksiyon: Yıllar sonra bile başka bir vücudî enfeksiyonun (diş, idrar yolu, cilt vb.) kan yoluyla proteze taşınmasıyla gelişebilir.

 

Her enfeksiyon “protez çıkarılacak” anlamına gelmez; ama erken teşhis, tedavinin başarısını çok artırır.

 


2. Erken enfeksiyon belirtileri nelerdir?

Ameliyat sonrası dönemde aşağıdaki bulgular “normal iyileşmeyi aşan” durumlar olarak ciddiye alınmalıdır:

 

a) Yara yerinde artan kızarıklık ve ısınma

            •           İlk günlerde hafif kızarıklık ve sıcaklık normal olabilir.

            •           Ancak kızarıklık giderek yayılıyorsa,

            •           Dokununca belirgin şekilde daha sıcak hissediliyorsa,

            •           Çevresi gergin ve parlak görünüyorsa enfeksiyon açısından uyarıcıdır.

 

b) Yara yerinden akıntı

            •           İlk günlerde, hafif pembe-seröz sızıntı normal olabilir.

            •           Sarı–yeşil, koyu renkli, kötü kokulu akıntı enfeksiyon belirtisidir.

            •           Pansumanınız sık sık ıslanıyorsa, bandajı delip dışarıya çıkacak kadar sızıntı oluyorsa mutlaka doktora bildirin.

 

c) Artan ağrı

            •           Ameliyat sonrası ağrı, doğal iyileşme sürecinin bir parçasıdır; ancak:

            •           Günler geçmesine rağmen her geçen gün daha kötü oluyorsa,

            •           Gece uykudan uyandıracak kadar şiddetleniyorsa,

            •           Diz/kalça hareket ettirilmese bile dinlenme sırasında çok ağrılıysa

enfeksiyon ihtimali düşünülmelidir.

 

d) Ateş ve genel halsizlik

            •           38°C üzeri ateş,

            •           Titreme, halsizlik, iştahsızlık,

            •           Özellikle bunların yukarıdaki lokal bulgularla (kızarıklık, akıntı, artan ağrı) birlikte olması, protez enfeksiyonu açısından önemlidir.

 

e) Şişlik ve ameliyat bölgesinde gerginlikte artış

            •           Ameliyat sonrası belli bir şişlik beklenir,

            •           Ama zamanla azalması gerekirken:

            •           Tersine boyutu artıyorsa,

            •           Bacakta yaygın şişlik ve gerginlik hissediliyorsa,

            •           Cilt parlak ve gergin görünüyorsa enfeksiyon veya pıhtı açısından değerlendirme şarttır.

 


3. Geç dönem enfeksiyon belirtileri


Yıllar sonra bile protez çevresinde enfeksiyon gelişebilir. Örneğin:

            •           Diş apsesi,

            •           İdrar yolu enfeksiyonu,

            •           Cilt apsesi vb. bir odaktan bakteriler kana karışıp proteze yerleşebilir.

 

Geç dönemde görülebilecek şikâyetler:

            •           Eklemde yeni başlayan veya giderek artan ağrı,

            •           Hafif de olsa süren ateş, gece terlemeleri,

            •           Yürürken zorlanma, topallama,

            •           Bazen hafif şişlik ve sıcaklık artışı.

 

Bu tür durumlarda “zaten yıllar oldu, enfeksiyon olmaz” dememek gerekir; muayene ve uygun tetkiklerle enfeksiyon dışlanmalıdır.

 


4. Enfeksiyon riskini artıran faktörler

Her hastada risk aynı değildir. Bazı durumlar enfeksiyon ihtimalini artırabilir:

            •           Kontrolsüz şeker hastalığı,

            •           Fazla kilo (obezite),

            •           Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı, romatizmal bazı hastalıklar,

            •           Sigara kullanımı,

            •           Uzamış ameliyat süreleri veya fazla kan kaybı,

            •           Yetersiz yara bakımı / hijyen.

 

Bu nedenle ameliyat öncesinde ve sonrasında:

            •           Kan şekeri kontrolü,

            •           Sigaranın bırakılması,

            •           Gereksiz ve kontrolsüz steroid/bağışıklık baskılayıcı ilaçlardan kaçınma çok önemlidir.

 


5. Enfeksiyondan korunmak için neler yapabilirsiniz?

 

Ameliyat öncesi:

            •Diş, idrar yolu, cilt gibi enfeksiyon odakları varsa ameliyat öncesi tedavi ettirin.

            •Şeker hastalığı, tansiyon, kalp gibi kronik hastalıklarınızın kontrol altında olduğundan emin olun.

            •Sigara içiyorsanız mümkünse ameliyattan birkaç hafta önce bırakın; yara iyileşmesi ve enfeksiyon riski açısından çok faydalıdır.

 

Ameliyat sonrası:

            •Doktorunuzun verdiği antibiyotik ve kan sulandırıcı ilaçları tam ve düzenli kullanın.

            •Yara bakım talimatlarına uyun; pansumanı kendi kafanıza göre açıp kapatmayın.

            •Bacak şişliğini azaltmak için önerilen egzersizleri ve hareketleri düzenli yapın; iyi kan dolaşımı enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olur.

            •Aşırı terleme, kirli su, havuz, hamam gibi ortamlardan ilk dönem uzak durun.

 

İlerleyen yıllarda:

            •Diş çekimi, köprü, diş eti operasyonu gibi girişimler öncesinde, proteziniz olduğunu diş hekiminize söyleyin. Bazı durumlarda koruyucu antibiyotik önerilebilir.

            •İdrar yolu, cilt, solunum yolu enfeksiyonu gibi durumları “nasıl olsa geçer” diye ihmal etmeyin; doktor kontrolünde tedavi edin.

 


6. Enfeksiyon mutlaka protezin çıkarılacağı anlamına mı gelir?

 

Hayır. Erken dönemde yakalanan enfeksiyonlarda:

            •Yara içi yıkama ve debridman (temizleme) +

            •Antibiyotik tedavisi ile protezi korumak mümkün olabilir.

 

Daha geç veya kronikleşmiş enfeksiyonlarda ise:

            •Protezin bir aşamada çıkarılıp yerine geçici bir spacer (antibiyotikli aralayıcı) konması,

            •Uzun süre antibiyotik tedavisi,

            •Daha sonra yeni bir protez takılması (2 aşamalı revizyon)

gibi daha büyük cerrahiler gerekebilir.

 

Bu nedenle ne kadar erken dönemde fark edilirse, seçenekler o kadar geniş ve başarı şansı o kadar yüksek olur.


Dr. Burak Abay’ın Notu

 

Klinik pratiğimde, protez enfeksiyonu gördüğüm hastaların önemli bir kısmında, ilk uyarı işaretleri aslında günler–haftalar öncesinden başlamış oluyor: yara yerinde kızarıklık, beklenenden fazla akıntı, artan ağrı gibi. Ama çoğu zaman “normaldir, geçer” diye düşünüldüğü için geç başvuruluyor.

Benim önerim şu:

            •Ameliyat sonrası dönemde kızarıklık, kötü kokulu akıntı, artan ağrı veya ateş fark ederseniz,

            •Yıllar sonra bile protezli eklemde yeni ve açıklanamayan bir ağrı, şişlik veya ısınma hissederseniz mutlaka bir Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanına başvurun. Basit bir muayene, kan testi ve röntgen, çoğu zaman yol gösterici olur. Enfeksiyonu erken yakalamak, protezinizi ve ekleminizi koruma şansımızı belirgin şekilde artırır.

 

Burak Abay

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı 

 
 
 

Yorumlar


© 2035 by  MD Family Doctor. Powered and secured by Wix

bottom of page